Sahibül Şurta Ne Demek?
Sahibül Şurta… Bu kelimeyi ilk duyduğunda kafanda bir ampul yanar ya da bir şüphe uyanır: “Bu ne lan?” diye. Ben de ilk kez duyduğumda böyle bir hissiyatla karşılaşmıştım. İzmir’de, arkadaşlarla bir akşam çayı içiyorsak, muhabbetin tam ortasında birisi bu kelimeyi fırlatınca herkesin yüzü bir anda ciddi bir hal aldı. Herkes o anda sanki okuma yazma bilmeyen, uzaya gitmiş falan gibiydi. Ben de öyle kaldım, içimden “Bu ne şimdi, latife mi yapıyor, yoksa ciddi ciddi bir şey mi söylüyor?” diye geçirdim.
Bir düşünün, zamanın meşhur polis teşkilatının başındaki kişi var, elinde büyük şapka, üstünde ceket. “Şurta” diye bir şey var ama ne oluyor? Hadi gelin, bu kelimenin etrafında dönen anlam fırtınasına hep birlikte göz atalım.
Sahibül Şurta’nın Gerçek Anlamı
Şimdi, “Sahibül Şurta”nın anlamını doğru düzgün araştırmadan sohbet edersek, ne kadar yanılgıya düşeriz, tahmin bile edemezsiniz. Neyse ki ben araştırmayı seven bir insanım (yani bazen), bu kelimenin aslında Osmanlıca kökenli bir terim olduğunu öğrendim.
“Sahibül Şurta” demek, aslında “polis müdürü” demekmiş. Ama “polis müdürü” deyince, modern çağdaki karşılama şekli biraz farklı. Osmanlı döneminde, “sahibül şurta”yı duyduğunda, direkt olarak halkın güvenliğinden sorumlu olan, bir nevi “bütün mahallenin babası”na bakıyordun. O zamanlar, böyle bir pozisyonun, şehrin düzeni açısından ne kadar önemli olduğunu hayal etmek zor değil. Bu adam, mesela “Haydi bakalım, herkes evinde!” dediği zaman, mahallenin çocukları da, yaşlıları da hep bir ağızdan “Peki Efendim!” diye bağırırmış. Öyle hatırlamışlar.
Hadi gel, ben de o döneme gidip, bir Sahibül Şurta’yla sohbet edeyim diyorum ama… düşündüm de, o kadar iyi tanıdık biri değilim. Zaten ben de çoğu zaman sabah uyandığımda, “Bugün nereye gitsem, nerede kahve içsem?” diye karar veremiyorum, Sahibül Şurta’ya kadar gitmek de nedir?
Sahibül Şurta’nın Modern Yansımaları
Geçmişten bugüne sahibül şurta teriminin bugünkü hayatımızla ilgisini kurmak gerçekten eğlenceli. Gerçekten de, günümüzde “polis müdürü”nün yeri belki de hala o eski kadar ciddi ve önemli. Ama işler biraz değişmiş. Bizim kahramanımız, artık “Sahibül Şurta” sıfatıyla karşımıza çıkmak yerine, Instagram’da tam 3 milyon takipçisi olan biri olarak çıkıyor. Üstünde polis elbisesi, elinde kahve… “Halkla ilişkiler” çalışmaları, sosyal medyada suçluları yakalamak… Bu yeni çağda, adeta bir tanıtım yüzü. Kendini, bilboardda görebilmen için, sabah kahvaltıda elma bile yediği anlar!
Tabii, “Sahibül Şurta”nın modernize edilmiş hali de, sosyal medyanın sunduğu kısıtlamalardan dolayı her ne kadar mizahi bir hal alsa da, yine de sormadan edemiyorum: “Sahi, şurta hala var mı?”
Sahibi Kim Oluyor?
Bazen düşünüyorum da, “Sahibül Şurta” demek yerine, tam olarak “Şu adam, hele şu kişi” desek daha az “burokratik” olmaz mıydı? Bir gün yaşlıca birini tavla oynarken görsem, “Ben sahibül şurta olmam” deseydi, kesin öyle koca koca gözlerle bakardım. Hani bazen birilerine bakarken “Bu neyi anlatmaya çalışıyor?” diye içimden geçiririm ya, işte o sahnede de kafam karışırdı.
Bir arkadaşım vardı, sabahları 2 dakika erken kalkıp, altına tam giydiği “yakışıklı” pantolonu alıp, üstüne gömlek giyip, kahvesini içerken “Sahibül Şurta” ruhuyla işe giderdi. Tabii, arada kaybolan dağınık suratına bakarken, “Sahibül Şurta bu mu ya?” diye sormaktan da geri durmazdım.
Diğer Bir “Sahibül Şurta” Olarak Ben
Gerçekten. Sahip olduğumuz bu terimi kafamızda anlamlandırmaya çalışırken, kendi kimlik karmaşama da düşüyorum. Her an her şeye “sahibim” diyebilirim diye düşünüyorum. Çünkü, bazen arka sokaklarda “ben Sahibül Şurta’yım” dediğimizde, karşımıza “sahip” çıkan birileri olabilir. Mesela, markete gitmek için yola çıktığında, bir anda elindeki ekmeği almak için görevli kişi sana bakar. O anda birinden 5 lira istemek bile Sahibül Şurta tavrı olabilir.
Yani, her türlü soruyu – ister sosyal medya olsun, ister hayatta sıradan bir tavuklu dönerci – sorgulamaya başladığında, o küçücük şeyler de “Sahibül Şurta” olmaya dönüşebilir. Tabii, ben “düşünen” bir insan olduğum için, biraz da bu kelimeye ruh katmayı seviyorum.
Sonuç: Sahibül Şurta Demek Ne Demek?
Şimdi, ne diyorduk? Sahibül Şurta… Tam olarak polis müdürü, ama bunu modern çağda, bazen biraz eğlenceli hale getirebiliriz. Hani bazen toplumsal anlamı büyük kelimelere bakınca, bir tarafta biraz ironik bir “güç” de hissediyoruz. Ve işte tam da burada, “Sahibül Şurta” aslında hem eski zamanların, hem de yeni neslin anlamını taşıyor. Ama bence, işin en güzel tarafı, bu kelimenin ne kadar mizahi bir hal aldığını anlamamız!