TikTok’ta Kim Çıktı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Bakış
TikTok, son birkaç yılda sadece eğlenceli videolarla değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli meseleleri gündeme getiren bir platform haline geldi. “TikTok’ta kim çıktı?” sorusu, sadece popüler kişileri sormakla kalmıyor, aynı zamanda platformdaki içeriklerin toplumsal yapıyı nasıl yansıttığını ve şekillendirdiğini de sorguluyor. Herkesin telefonunda her an ulaşabileceği bu platformda kimlerin sesini duyurabildiği, kimlerin gölgede kaldığı ve kimlerin bu popüler kültür aracılığıyla toplumsal normları kırmaya çalıştığı gerçekten önemli bir soru.
TikTok ve Toplumsal Cinsiyet
İstanbul’da bir sabah, metrobüste bir kadının TikTok videosunu izlerken, aslında TikTok’ta kimlerin çıktığına dair düşündüğümü fark ettim. Birçok genç kadın, kendi vücutlarını ve kimliklerini kutlayarak TikTok’ta yer alıyor. Ancak burada dikkat çeken bir nokta var: TikTok’ta, toplumsal cinsiyet rollerinin çok net ve keskin şekilde yıkılmaya başlaması. Artık kadınlar sadece geleneksel güzellik standartlarına uymak zorunda değiller. Kadınların video içeriklerinde hem güçlü hem de hassas olabildikleri bir alan yaratıldı. Ancak yine de güzellik ve çekicilik gibi normların hâlâ ön planda olduğunu görmek mümkün. Birçok kadın, video içeriklerinde estetik vurgulara devam ediyor, bazen de popülerlik kazanabilmek için bu normlarla uyum sağlamak zorunda hissediyor.
İstanbul’un sokaklarında ve metrobüste, geleneksel kadınlık normlarını kırmaya çalışan bazı kadınları görmek beni etkiliyor. TikTok, bu kadınların kendilerini daha fazla ifade edebildikleri, bazen sosyal normları alt üst ettikleri bir alan haline gelmiş durumda. Fakat bir yandan da TikTok’ta popüler olan içerikler genellikle bu geleneksel normlarla paralel olabiliyor. Sadece “güzel” kadınların popüler olması, diğer kadınları sosyal medyada görünürlük açısından geriye itiyor. Peki, sosyal medyanın sunduğu bu görünürlük gerçekten toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlıyor mu, yoksa sadece geleneksel güzellik kalıplarını mı pekiştiriyor?
Çeşitlilik ve TikTok
TikTok, genellikle çeşitli kimlikler, kültürler ve yaşam tarzları arasında bir geçiş alanı yaratıyor. Ancak bu çeşitliliğin ne kadar derinlikli olduğunu sorgulamak gerek. TikTok’ta, LGBTQ+ topluluğunun sesini duyurabildiği içerikler oldukça yaygın. Özellikle gençler arasında, cinsel yönelim ve kimlik konusunda daha fazla açıklık ve kabul görüyor. Sokakta, işyerinde, ya da toplu taşımada sosyal normların bu kadar değişken olduğunu görmek, TikTok’un aslında dışarıdaki dünyayı ne kadar etkilediğini gösteriyor.
Geçtiğimiz haftalarda, bir kafede yalnızca LGBTQ+ hakları için kampanya yürüten birinin TikTok videosuna denk geldim. Birçok genç, bu platform aracılığıyla cinsel kimliklerini daha rahat ifade edebiliyor, ailelerinin ya da çevrelerinin onları yargılamasından korkmadan kendilerini açabiliyorlar. Bununla birlikte, TikTok’un sunduğu bu alanın, çeşitliliği gerçekten kabul etme konusunda ne kadar samimi olduğunu da tartışmamız gerekiyor. Çünkü çok geçmeden TikTok’taki içeriklerin çoğu, sadece hızlıca popüler olmayı amaçlayan ve çoğu zaman şablonlaşmış videolar halini alabiliyor. Çeşitlilik burada ne kadar derinlik kazanıyor? Gerçekten kimseyi dışlamayan bir platform mu?
Bir işyerinde çalışan biri olarak şunu söylemek gerekirse; TikTok’un çeşitliliği kutlama noktasındaki başarısı, sokaklarda, ofislerde ve okullarda ne kadar gerçek bir etkiye sahip? Çünkü bazen TikTok’taki çeşitlilik, dış dünyada karşılaşılan gerçek sosyal engelleri yansıtmıyor. TikTok’ta cinsiyet ve kimlik konularında özgür bir ifade alanı varken, sokakta bu kimliklerin kabul görmesi, bazen çok daha karmaşık ve acı verici olabiliyor.
Sosyal Adalet ve TikTok
TikTok’ta kim çıktı? Sorusu, aslında sosyal adaletin nasıl şekillendiğini sorgulamak için de çok kritik. TikTok, bir yandan sesini duyurmak isteyen gençlere eşit fırsatlar sunarken, diğer yandan sosyal adaletin çeşitli yönlerini de gündeme taşıyor. Ancak, TikTok’un sosyal adalet anlayışı, genellikle birkaç ana tema etrafında şekilleniyor. Zenginlik, güzellik ve popülerlik gibi unsurlar, bu sosyal adaletin belirleyici faktörleri olabiliyor.
TikTok’ta zenginlik gösterileri ve mükemmel hayatlar üzerine kurulu videolar sıkça karşımıza çıkıyor. Ancak bu tür içerikler, bazen sosyal eşitsizliği derinleştirici bir etki yaratabiliyor. Örneğin, gösterişe dayalı yaşamlar ya da luks tüketim içerikleri, birçok insan için bir takip etme baskısı oluşturuyor. Öte yandan, TikTok’ta yaşam mücadelesi veren insanlar, daha gerçekçi ve sosyal sorumluluk taşıyan içerikler ürettikçe platformda farkındalık yaratıyorlar. Ancak bu farkındalığın ne kadar geniş kitlelere ulaştığına, ne kadar sosyal adaleti sağladığına bakmak lazım.
TikTok’ta yapılan sosyal adalet içerikleri, bazen sadece eğlencelik bir kampanyadan öteye gidemiyor. Sokakta gördüğüm yoksulluk, işsizlik ve ayrımcılık gibi gerçek sorunlar, TikTok’ta gördüğümüz sosyal adalet söylemleriyle ne kadar örtüşüyor? Gençlerin, sosyal medya üzerinden yürüttükleri toplumsal mücadeleler, sokakta karşılaşılan gerçek eşitsizlikler ile ne kadar anlamlı bir değişim yaratabiliyor?
Sonuç: TikTok’ta Kim Çıktı?
TikTok’ta kim çıktı? Sorusu, aslında sadece eğlencelik bir merak değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı da etkileyen bir soru haline geliyor. TikTok’un toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından sunduğu fırsatlar çok geniş olsa da, hâlâ bu platformda görünenin arkasında saklanan büyük eşitsizlikler ve sınırlamalar var. TikTok sadece yeni bir eğlence mecrası değil, aynı zamanda toplumsal normların sorgulandığı, kimliklerin test edildiği, ancak bazen de görünürlük ve popülerlik arayışının baskın olduğu bir alan.
Sokakta, işyerinde ya da toplu taşımada gördüklerimle kıyasladığımda, TikTok’un sunduğu çeşitlilik ve adalet iddialarının, gerçek dünyada ne kadar yer bulduğunu görmek, bu platformun yalnızca sanallıkla sınırlı kalmaması gerektiğini hatırlatıyor. TikTok’ta kim çıktı? Aslında bu, sadece kimlerin daha fazla görünür olduğunu değil, kimlerin gerçek dünyada da eşit fırsatlara sahip olduğunu sorgulamamız gereken bir soru.