Her Yiğidin Bir Yoğurt Yiyişi Vardır: Kendi Yolumuzu Bulmak
Kayseri’nin soğuk, sert kış akşamlarında, nehir kenarındaki o eski taş köprüde yürürken, her şeyin kendi yolunda ilerlediğini düşünmeye başladım. İnsanlar, hayatın içinde bazen kaybolur, bazen de bulur. İşte o anlarda aklımda hep bir şey yankı yapar: “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” Yaşamın karmaşası içinde bu deyim bana, herkesin kendi yolunu bulduğunu, bazen farklı yöntemlerle ama sonuçta aynı yere varıldığını anlatıyor gibi gelir. Peki, ya gerçekten öyle mi? Herkesin kendi yolunu bulması bu kadar kolay mı?
Genç Bir Adam ve Kendi Yolunu Arayışı
Bundan birkaç yıl önce, henüz 20’li yaşlarımın başındaydım. Kayseri’deki o daracık sokaklarda, her gün biraz daha büyümeye çalışıyordum. Bir yandan okul, bir yandan iş, bir yandan da içimdeki huzursuzluk… Ne yapmam gerektiğini bilmediğim günlerdi. Herkesin bir amacı vardı: bir yere varmak, bir şeyi başarmak, kendini göstermek… Ama ben, her şeyin ardında başka bir anlam arıyordum. Hâlâ kaybolmuş hissediyordum. Yaşadığım her günün sonunda içimdeki boşluk büyüyordu.
Bir akşam, iş çıkışı kafam karışmış bir şekilde yürürken, o eski kasaba kahvesine oturdum. Orada, yıllardır tanıdığım Haluk amca vardı. O, köyünden çoktandır Kayseri’ye gelmiş bir adamdı, ancak hâlâ şehirle pek barışamamıştı. Her zaman kendi köyündeki gibi yaşar, kendi doğrularıyla hareket ederdi. O akşam da, hayatın ve yaşamın anlamını anlatan sohbetimiz birdenbire şu cümleyle noktalandı:
“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.”
Bunu söylediğinde, içimde tuhaf bir şeyler hissettim. O cümleyi nasıl bu kadar basit ama derin bir şekilde söyleyebildiğini anlamam zor olmuştu. O andan itibaren, Haluk amca ve o söz beni o kadar etkiledi ki, daha fazla sorup öğrenmek istemiştim. Ne demekti gerçekten bu söz?
Herkesin Kendi Yolunda İlerleyişi
Bir gece, düşüncelerimi toparlamak için dışarıda yürüyordum. Dondurucu bir rüzgâr yüzümü çarparken, kafamda Haluk amcanın sözleri dönüp duruyordu: “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” İnsanın hayatını şekillendiren kararları bazen sadece bir anlık düşüncenin etkisiyle veririz. Kimisi risk alır, kimisi adım atmaktan korkar. Her bir insanın yolculuğu, kendi içindeki cesaretle, korkularla, hayal kırıklıklarıyla şekillenir. Herkesin başlangıç noktasında bir farklılık vardır, birinin doğru bildiği, diğerinin yanlış bildiği şeyler vardır.
Mesela ben… O günlerde, hayatımda ne yapmak istediğimi bilmiyordum. Bazen çalışıyor, bazen okuyor, bazen bir köşede yalnız kalıyor, kimseye söylemeden günlerimi geçiriyordum. Diğer insanlar, arkadaşlarım, hep bir amaç uğruna hareket ediyorlardı. Hedefleri vardı, planları vardı… Ama ben? Ben hala bir yerlerde kaybolmuş gibiydim. Kendi yolumu bulmam, diğerlerinden farklı bir şekilde yapmam gerekiyordu.
Bir gün, içimdeki o boşluğu doldurmak için bir şeyler yapmak zorunda olduğumu fark ettim. Kendimi tekrar kaybetmek istemiyordum. İşte o zaman, Haluk amcanın söylediği o cümle gözümde daha da belirginleşti. “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” derken, aslında herkesin farklı bir yolculuğu olduğunu anlatıyordu. Herkes kendi yolunu farklı bir şekilde bulmalıydı, kimisi bir adım atarken, kimisi beklemeli, kimisi tamamen farklı bir yoldan ilerlemeliydi.
Kendini Tanımanın Zorluğu
O süreçte pek çok insanla tanıştım. Her biri bana farklı bir şey öğretti. Kimisi hayal kırıklığımdı, kimisi umut kaynağım… Ama bir şekilde, hepsi kendi yoğurtlarını yiyiş biçimlerini bulmuştu. İnanın, bazen bu bana çok zor geliyordu. Başkalarının başarıları ya da buldukları yollar, bende bir eksiklik hissi yaratıyordu. Birinin başarıları, diğerinin başarısızlıkları, herkesin kendi hayatındaki zorluklar… Hepsi de birer yoğurt yiyişiydi aslında.
Bir gece, yine o kahvede Haluk amca ile karşılaştım. Yavaşça yanına oturdum ve ona içimdeki karışıklığı anlattım. Gözleri dolmuştu, ama yine de sakin bir şekilde, “Bazen doğru yolu bulmak için bir süre kaybolman gerekir,” dedi. O an, işte o sözdeki anlamı bir nebze daha anladım. Kendi yolumu bulmak için kaybolmam gerekiyordu. Başkalarının yolundan gitmek değil, kendi yolumu çizmek… Yavaşça ama emin adımlarla.
Yoğurt Yemek ve Kendini Keşfetmek
İçimdekilerin farkına varmaya başladığımda, her şey daha açık hale gelmeye başladı. Kayseri’nin sokakları, taş yollar, soğuk kış akşamları… Her şey kendiliğinden anlam kazandı. İşte, her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır derken, demek istedikleri tam olarak buydu. Her birimiz farklıyız ve hayatta doğruyu bulmak için farklı yolları seçiyoruz. Başkalarının ne yaptığına bakmak, onların yoluna girmek değil, kendi yolumuzu bulmak… Herkesin doğru bildiği bir şey vardır, ama bu doğru, senin yolunda, senin deneyimlerinde anlam bulur.
Bir Gün Herkes Kendi Yolunu Bulur
O günden sonra, biraz daha özgür hissetmeye başladım. Hedeflerimi, hayallerimi, korkularımı ve umutlarımı gözden geçirdim. Kimsenin yolunu taklit etmeden, sadece kendim için yaşadım. Herkesin bir yoğurt yiyişi vardı ve ben de kendi yoğurtumu bulmuş, o şekilde yavaşça hayatımda ilerlemeye başlamıştım.
İnsan, bazen başkalarının yolundan gitse de sonunda kendi yolunu bulur. Çünkü her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır ve herkesin bir yolculuğu farklıdır. Ben de kendi yolumu bulduğumda, içimdeki huzuru ve güveni tekrar hissettim. Ve sonunda, her şeyin yerine oturduğunu fark ettim. Çünkü kimseye ait olmadan, sadece kendi benliğimi kabul ederek ilerlemeyi öğrendim.
Evet, herkesin bir yoğurt yiyişi vardır ve benim yolum da, herkesin yolunda farklı bir iz bırakacak. Kendi yolumu bulmak, bana hayatı, insanları, ve en önemlisi kendimi daha derinden anlamamı sağladı. Kayseri’nin dar sokaklarında kaybolmuş gibi hissettiğim o günlerden çok daha ilerideyim şimdi. Kendimi tanıdım, kendi yolumu buldum ve her şeyin bana özgü bir şekilde şekillendiğini gördüm.